Yıllardır aynı nakaratı dinliyoruz: "Hızlı tren geliyor!"

Nerede?

Sivas’ta durdu, ötesi meçhul. Erzurumluya gelince "etüt projesi", başkasına gelince ‘hizmet yarışı’.

Bak Artvin- Samsun arasını hızlı trenle bağlıyorlar. Erzurum’a gelince yalan söylüyorlar.

Hızlı treni geçtim, şehrin içine tramvay sözü verdiler. 2017’de Bakanlar Kurulu kararı çıktı, bizim yalaka medya "müjde" diye manşetler attı, ne oldu o raylara? Gazeteciler atsanıza manşet! Toprağın altına mı gömüldü, nereye döşendi bu raylar?

Şehrin trafiği felç, ulaşım orta çağ seviyesinde ama meydanlarda atılan nutuklar uzay çağında!

Bir başka vaatleri… Bakın Kırık ve Dallıkavak tünelleri... Bir yılan hikâyesi ki, sonu gelmiyor. Karadeniz’e bağlanacaktık, ticaretin merkezi olacaktık. Ovit bitti, gerisi "ödenek yok" duvarına çarptı. Lojistik merkez dediler, sadece bir tabela diktiler. Gençler işsiz, millet umutsuz, halk göç yolunda.

Fabrika yerine, yatırım sahası yerine hamaset ürettiler.

"Eski Erzurum’u ihya edeceğiz" dediler, koca mahalleleri yıktı, yerlerine ucube betonlar diktiler ya da toz toprak içinde bıraktılar. Şehrin hafızasını silerken, yerine hiçbir şey koyamadılar. Tribünlere oynamaktan başka yaptıkları iş yok!

Siyasetçiler seçim zamanı gelip Tortum Şelalesi gibi gürlüyor, seçim bitince de ölü deniz sessizliğine bürünüyorlar. İki seçim arasında da boy gösterip, ahkam kesiyorlar. Yahu bu millet, "cek-cak" cümlelerinden bıktı artık, gına geldi.

Geçen hafta Prof. Dr. Yusuf Kaplan, Erzurum’a gelmişti, şaşkınlığını gizleyemedi; “Erzurum, hayattan emekli olmuş bir şehir” dedi. Tabi hoca olaya felsefi yaklaştı ama yerden göre kadar haklı. Eğer Erzurum hayattan emekli olduysa, bunun sorumlusu o sandıklarda söz verip Ankara’da unutanlardır.

Uyan Erzurum uyan, çünkü senin hayallerin üzerinde kumar oynanıyor! TIKLA İZLE