Lütfen haritaya bakın. Dünya’da 20, Türkiye’de tek noktayız! (Detay isterseniz: https://www.gstc.org)   Palandöken Kayak Merkezi’nden söz ediyorum. Kimsenin haberi yok ama son 3 yıldır ‘dünyanın en iyi’ lokasyonlarından birine sahibiz.   ‘Sertifikalı Sürdürülebilir Destinasyonlar’dan biriyiz. Bu unvanı durup dururken Palandöken’e vermediler.   Merkezi İtalya’da bulunan ‘Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi’, Palandöken’i adeta didik didik etti… Aylar boyunca kar kalitesi, pist uzunluğu, pist düzenlemesi, güvenlik, tesisler, yönetim, karbon ayak izi, sıfır atık, katı atık yönetimi daha aklınıza ne gelirse hepsini tek tek incelediler.   Ağaçlara baktı; “2 bin 980 metrede nasıl ağaç yetiştirdiniz?” diye sordu, endemik bitki, böcek, kelebek türlerine hayran kaldılar. Hepsi olmasa da hatırı sayılır ölçüde pistlerin çimlendirilmesi etkilemişti onları… Yapay zekâ yönetimli gözlem kameraları, pist dışındaki alanlarda çığ düşürme sistemi… Arıcılık yapılması, organik ‘Palandöken Bal’ı üretilmesine inanamadılar. Snowdora Otel’de misafirler için verilen sabun, şampuan, diş fırçası geri dönüşüm ürünleriydi, çöpe giden tek bir şey yoktu. Hepsi birer kriterdi! Bayıldılar.   Ne gariptir ki, Erzurum’un yok ama Palandöken’in olan ‘25 yıllık projeksiyonunu’ incelediler. Saat gibi tıkır tıkır işleyişe söyleyecek kelime bulamadılar.   İşte şu son satır bile Büyükşehir Belediyesi’nin Palandöken’i Erzurum’dan daha iyi yönettiğinin göstergesidir ki, Avrupalılar farkına vardı.   Üç ayda bir gelip kontrol ediyor, her seferinde “işte bu” deyip ayrılıyorlar.   Bakın, geçenlerde Uluslararası Kayak Federasyonu (FIS) birtakım kriterler yayınladı. İnanır mısınız ‘olmazsa olmaz’ dedikleri her satır, Palandöken için çerez…   Yani, FIS’ın bugün organizasyon düzenlediği birçok kayak merkezinden hiçbir farkımız yok! Onay verdikleri, verecekleri her pistte istedikleri kayak ya da snowboard yarışları düzenleyecek bir alt yapıya sahibiz.   Ama gelin görün ki, iş bilmez liyakatsizler yüzünden bu dev potansiyelimizi kendi ellerimizle öğütüyoruz.   Birkaç örnekle daha net ifade edeyim. Geçtiğimiz sezon ‘pist olmayan alanda’ çığ düştü. Uyarı tabelalarını ve güvenlik bariyerlerinden hiçe sayan İranlı bir snowboardcunun eseriydi! Ölen ya da yaralanan olmadı.   Lakin iş bilmeyenlerden oluşan Valilik Basın Bürosu ekibi, Vali ve ilgili kurum temsilcilerini alana taşıyıp, basın açıklaması yaptırdı! Bir Allah’ın kulu, “Çok şükür büyük bir olay yok. Olay yerinden görüntü fotoğraf vermeyelim. Gündemde tutmayalım” demedi.   E, bizim medyaya da hay gerek, iki gün boyunca o görüntü üzerine “Palandöken’de çığ düştü” başlığı ekranda döndü, durdu!   Hatırlatmak, yine gündeme getirmek istemediğimden detay vermiyorum ama yine ‘pist dışı alanda’ düşen çığdan sonra yanlış ve eksik bilgilendirilen Vali, farklı açıklamalarla Palandöken’i ulusal medyada gündem etti.   Yetmedi! Genelge yayımlandı.   Genel emir kapsamında durup dururken, ‘alkollü olarak kayak yapanların yakalanmaları halinde ‘skipass’ olarak bilinen tesis kartlarının iptal’ edileceği belirtildi.   Ulusal medya, “kayakçılara üfleme zorunluluğu” başlığıyla Palandöken’i haber yaptı. Sosyal medyada alay konusu olduk.   Bana göre bu durum kriz yönetimini bilmeyen, Vali Bey’i gerektiği noktada uyaramayan Valilik Basın Bürosu’nun imza attığı bir skandaldı!   Bırakın dünyayı Türkiye’deki tatil lokasyonlarının hangi birinde olay olmuyor? Antalya Kemer’de, Bursa Uludağ’da, İzmir Çeşme’de, Kayseri Erciyes’te alkol mü alınmıyor? Her sezon ne skandallar yaşanıyor ama ‘eğitimli medya’ sayesinde ‘olay yerinden canlı yayın’ yapılmıyor.   Haliyle o lokasyon itibar kaybına uğramıyor, gelmek isteyen turistlerde de güvensizlik oluşmuyor!   Bu ve bunun gibi nice örneklere rağmen Avrupa’nın gözbebeğimiz Palandöken’e ‘sertifikalı destinasyon’ demesi büyük başarıdır. Ve bu başarı da ‘birtakım eksikliklerine’ rağmen Ejder 3200 yönetimine aittir.   Unutmayalım ki; Palandöken, Erzurum’un vitrini, vizyonudur. Liyakatsiz, iş bilmezlere rağmen Türkiye’deki Avrupa’dır.